sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2012 Perşembe

Sinema Ve Şiddet




Sinema sunduğu olanaklar dahilinde her konuya değinmek adına mükemmel bir araç. Gerek
efektler bakımından gerekse kurgusal açıdan gerçekleştirilebileceklerin neredeyse sonsuz olması
pek çok türün varlığını ortaya çıkarmakta. Bu türlerden bir tanesi de şiddet.

Şiddet konusu aynı zamanda biraz arıza diye nitelendirebileceğimiz yönetmenler tarafından
işlenmekteyken, doğrudan eleştirel bir bakış açısı ile işleyen ve şiddeti tam olarak önümüze
sermeyen pek çok yönetmen de bulunmakta.

 Bu türe verebileceğimiz en iyi örnekler Stanley Kubrick'in çektiği A Clockwork Orange, Michael Haneke'nin çektiği Funny Games gibi daha soft,yani yumuşak şiddet içeren filmler olmasının yanında özellikle çok daha ağır bazı filmler insanların şiddete bakışını özellikle yerinden sarsabilecek özelliklere sahiptir. Sodom'un 120 Günü isimli Sade eserinin kitaptan çevrimi film ile son derece ağır şiddet sahneleri üzerinden bir faşizm eleştirisi yapılmakta.

Bu filmin şiddeti sinemaya yansıtmada sınırları zorlaması üzerine
yasaklandığını da belirtmeden geçmemek gerekiyor. Aynı zamanda sinema ve şiddet deyince ilk
akıla gelen filmlerden birisi olan Sodom'un 120 günü isimli bu filmi bu türe ilgili iseniz kesinlikle
izlemelisiniz.

20 Nisan 2012 Cuma

Sinema ve Modernleşme














Sinema ilk zamanlarından beri hep son derece popüler olmaya ve gündemi ilgilendirmeye devam etmiştir. Sinemanın doğuşu ufak bir salonda gösterilen trenin gara girişi şeklinde gerçekleştirildiyse de günümüzde baktığımızda bu teknoloji insanların o kadar çok ilgisini çekmektedir ki bir prodüksiyonun arkasında koskoca sermayeler onlara güç vermeye devam etmektedir. Özellikle modernleşen sinema kurgusal açıdan yenilikçi bir duruş sergilemesine rağmen esas yeniliği her zaman için teknoloji açısından yaşadı.

3D teknolojilerinin geçtiğimiz 5 yıl içerisinde büyük aşama kaydetmesi ile beraber sinemanın
modernleşmesi bağımsız sinemayı dışarıda bırakacak olursak neredeyse tamamen gişe üzerine
oynamaya yönelik bir hale geldi. Modernleşen sinema çağının taleplerine iyi bir cevap
verebilmek adına genellikle popülerleşebilecek bir gelişme göstermeye yönelik kararlarla son
derece maksadını belli etmekte. Özellikle çok tutan kitapların filme alınması şeklinde para
kazanma amaçlı eserler esas amacın sanat yapmaktan şaştığını ve değiştiğini gösteriyor.
Günümüz sineması özellikle Hollywood gibi ana akım sinemalar sinemanın eski ambiyansından
uzaklar desek hiç de yanılmamış oluruz.

Klasiklerin Sinemadaki Önemi yazısı için tıklayınız.

19 Nisan 2012 Perşembe

Klasiklerin Sinemadaki Önemi




Sinema bir sanat dalı mıdır tartışılır fakat genel kabul bu yönde olmakla beraber 7. sanat şeklinde
bir adlandırma da mevcut. Sinemanın sanat olarak görülmesi ise günümüz popüler kültüründen
arındırılmış bir biçimde en büyük yapıtların yaratılması ile ortaya çıkmış bir durum. Günümüz
sineması özellikle ilk amaç olarak gişe hasılatını ön plana çıkaran bir yapıya sahipken Bergman ve
Kubrick gibi sinemanın en önemli isimleri bu işin sanat olarak tanımlanması adına çektikleri
filmlerde gişeyi pek umursamadılar.

Sinemanın klasikleri önemlidir zira genel olarak bu tip eserler içlerinde bir yenilik barındırmakta
ve bu yeniliği uzun zaman boyunca uygulamayı en iyi şekilde başarmaktadırlar. Stanley Kubrick
sinemasına bakacak olursak, görsel gelişmeyi daha önce pek göremediğimiz şekilde
gözlemleyebiliriz. Burada Kubrick özellikle son derece takıntılı bir teknik izleyerek çalıştığı için bu
sonuç ortaya çıkmakta. Örnek olarak Barry Lyndon isimli filminde Kubrick sadece gün ışığı
kullanmış ve hiçbir şekilde setlerine yapay ışık almamıştır. Bu uğurda binlerce mum kullanarak
aydınlatmayı sağlayan Kubrick, bu eserinde sinemanın tıpkı bir tabloyu dikkatlice işler gibi
kullanılmasıyla sanat yoluna girmesine önemli bir katkıda bulunmuştur.

16 Nisan 2012 Pazartesi

Ölü Ozanlar Derneği - Dead Poets Society

Edebiyat ve şiirseverlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap ve izlemesi gereken bir film.

Kitabın arka kapağında Todd'un söylediği şu notlar yer alıyor;
"Yarını düşlüyoruz ve yarın gelmiyor
Gerçekten istemediğimiz zaferler düşlüyoruz.
Yeni gün çoktan geldiği halde
Yeni bir gün düşlüyoruz.
Yapılması gereken savaşlardan kaçıyoruz.

Çağrıyı duyuyoruz, ama hiç önemsemiyoruz
Gelecek henüz bir planken, o gelecek için ümitleniyoruz.
Her gün kaçtığımız bilgeliği düşlüyoruz
Kurtuluş elimizdeyken, kurtarıcı için dua ediyoruz.

Ve hala uyuyoruz.
Ve hala uyuyoruz.
Ve hala dua ediyoruz.
Ve hala korkuyoruz..."


Bay Perry'nin onaylamadığı halde tiyatroya katılan Neil kapanışında şunları söylüyordu :

"Eğer kırdıysak sizi
Durup bir düşünün 
O zaman affedersiniz
Siz de uyuyakaldınız burada
Hayaller çıktığında ortaya
Belki kötü ve anlamsızdı bu konu
Düşten başka birşey değildi
Lütfen sitem etmeyin
Eğer hoş görürseniz
Telafi ederiz
Ben dürüst Puck
Hiç bir şey hak etmemiş bile olsak
Sivri dilli olmayın
Size minnet duyarız
Puck yalancı derseniz
Size iyi geceler dileriz
Ellerinizi verin bana,dost olalım sizinle
Robin de iyilikler diler hepinize."




Filmden izlenesi iki kare ;






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...