Türk Edebiyatı güçlü bir edebiyattır. Uzun bir geçmişe sahip olmakla beraber özellikle günümüzde
dünya edebiyatındaki pek çok trende yönelik eserlerin de verildiği edebiyatımız özellikle orta
dönem edebiyatçıları ile dikkat çekmektedir.
Gerek Sait Faik Olsun gerek Sabahattin Ali olsun,
döneminin önünde ilerleyen pek çok yazar ve şair tarafından mükemmel şeklinde
nitelendirilebilecek pek çok esere sahip olmamıza büyük katkı sağlamışlardır. Özellikle Sabahattin
Ali romancılığı inanılmaz derecede gerçekçi ve yüksek kurgusal gücü ile büyük önem taşımaktadır.
Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna ve İçimizdeki Şeytan isimli sadece üç adet roman yazmış
olmasına rağmen Sabahattin Ali romancılıkta büyük bir aşama kaydettirmiştir Türk Edebiyatı'na.
İnce ince işlediği gerçekçilik ve bununla beraber son derece güzel eleştirel analizleri ile tam bir
örnektir büyük sanatçı olabilmek adına.
Sabahattin Ali aynı zamanda pek çok hikaye ve uzun öykü
de üretmiş bir yazar olmakla beraber esas ilgi alanı da burasıdır. Yapı Kredi Yayınları tarafından
bütün eserlerini bulabileceğiniz Sabahattin Ali külliyatı özellikle genç yaşta vakit kaybetmeden
okunması gereken bir külliyat niteliği taşımaktadır.
edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Home › Posts filed under edebiyat
25 Nisan 2012 Çarşamba
23 Nisan 2012 Pazartesi
Türkiye'de Edebiyat
Edebiyat esasen romancılığa dayalı bir durumda hayatını sürdürmekte günümüzde. Bu durum ise edebiyatın doğuşu ile farklılık göstermekte. Aynı şekilde edebiyatın doğuşuna değil de romanın doğuşuna odaklanacak olursak romancılığın da kişisel kaygıların ve ruhsal bunaltının kağıda dökülmesi gerekliliğinin ortada olduğunu görebiliriz. Türkiye'de ise edebiyat ilk dönemlerinde genellikle elit kesimin ilgilendiği ve geçim derdi ile alakasız bir şekilde eserlerin verildiği bir alandı. Bunun yanında giderek bir mesleğe dönüşen yazarlık edebiyat alanında halkçı görüşlerin de ortaya çıkmaya başladığı bir dönemi karşımıza koydu.
Günümüz edebiyatı ise özellikle büyük yayınevlerinin boyunduruğu altına alınmış durumda. Türkiye özellikle popüler olanın daha çok sattığı bir dünyaya son derece iyi bir şekilde ayak uydurarak edebiyatı da tamamen bir para kazanma ve pazarlama unsuru olarak ortaya koymakta. Bundan elli sene öncesinin edebiyat anlayışından çok uzak olmakla beraber pek çok yeniden basım ve yabancı bestsellerin çevrimi Türkiye'nin yayın politikasının pek de iç açıcı olmadığını bizlere açıkça gösteriyor.
9 Nisan 2012 Pazartesi
Şiir Denince Akla. (Edebiyatın Atası)

Şiiri nasıl ifade edersiniz sorusu karşısında bazıları Octivie Paz'ın söylediği "Şiir ifade edilemez,ifade eder." sözünü daha da ilerletir ve şiiri sonsuz boyutundan dolayı bence gereksiz yere Tanrılaştırır.
HAYIR.Şiir her şekilde ifade edilebilir.Her türlü ifade de genelde doğru olur.Çünkü farklı ifadeler,farklı yönleriyle ele alır şiiri,farklı boyutlarıyla.
"Şiir iki ucu keskin kılıç olmalı,kötülerin canını,iyilerin yüreğini sızlatmalı."
Şiir toplum adına yapılmalı fakat yine de estetik anlayıştan ödün verilmemeli.
Şair şiirini yazarken konuyu özenle seçer.Aynı özeni vge içtenliği yazarken de gösterir.




