
Bu yazıda herkesin kendi dünyasında yaşadığını ve kendi gerçekliğinde kavrulduğundan bahsedeceğim.
Platon'un felsefesinde olduğu gibi aslında insanoğlu yeraltında mağaralarda yaşamakta.
Aldıkları eğitim ve edindikleri tecrübeye bağlı olarak o mağaralardan yeryüzüne doğru yaklaşmaktalar.Ama yeryüzüne çıkanlar için bile 'asıl gerçeklik' mağaranın içindeki olduğu için onun için hiçbir şey ifade etmez asıl gerçeklik.
Yeryüzüne çıkanın gözleri kamaşır.Kendini farklı bir yerde hisseder.Ama mağara onun güvendiği yerlerdir.
Bu yüzden herkes kendi gerçekliğini yaratır.O gerçekliğin içinde yaşar,o gerçeklik ona göre doğrudur.O gerçekliğin içinde yanlış da yapar.
Çünkü o gerçekliğin içinde bulunduğu dünya da kendi dünyasıdır.O dünyayı kendisi yaratmıştır.
Sorgulamaktan kaçınmıştır çünkü insanoğlu.
Asıl gerçekliği reddedip hep kendi doğrularını ürettiğinden ; gerçekliğin kendisi de,gerçeklik kavramı da zaman içinde değişecektir.
Aslında gerçek olan şey kendi evrenimizde gerçek olmaktan çıkacaktır.Doğru olan şey yanlış olacaktır.Saygı kavramı ortadan kalkacaktır.Çünkü düşünerek elde edilen birşey olmayacak,herşey uydurarak olacaktır...
Herkesin kendi dünyasını yaşaması yukarıdakiler dikkate alındığında kötüdür.Ama bana kalırsa bir de iyi yanı vardır bu durumun : Hayalgücünün gelişmesi.
Esen kalın...



